Skip to main content

Pamfilya Yerleşimleri

Aspendos/Primoupolis

  • Sikke Sayısı: 73
  • Sikkesi Var mı: Evet
  • Bölge: Pamphylia
  • Yerleşim ID: LOC-0350
  • Geografik Koordinatlar: 36.938889,31.172222

Antik Pamfilya bölgesinin önemli kentlerinden Aspendos, Eurymedon Nehri (günümüzdeki Köprüçay) kıyısında stratejik bir konuma sahip olup, özellikle Roma döneminden günümüze ulaşan olağanüstü iyi korunmuş tiyatrosuyla tanınır. MÖ 5. yüzyıldan itibaren kendi gümüş sikkelerini basarak bölge ticaretinde merkezi bir rol oynamış, Bizans döneminde ise Primoupolis adını almıştır.

Tarihçe

Aspendos'un kuruluşu, geleneksel olarak MÖ 10. yüzyılda Argos'tan gelen Yunan kolonistlere atfedilir; bu da kentin Helenistik kökenlerine işaret eder. Ancak bölgenin yerel Pamfilya kültürünün de kentin gelişiminde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. MÖ 6. yüzyıldan itibaren Anadolu'daki diğer birçok kent gibi Lidya ve ardından Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmiştir. Pers yönetiminde belirli bir iç özerkliği koruyan Aspendos, MÖ 469'da Atinalı komutan Kimon'un Pers donanmasını Eurymedon Nehri'nde yenmesiyle tarihte önemli bir yer edinmiştir. MÖ 333'te Büyük İskender'in Anadolu seferi sırasında kısa süreli bir direnişin ardından İskender'in kontrolüne geçmiştir. İskender'in ölümünden sonraki Hellenistik dönemde sırasıyla Ptolemaioslar ve Seleukoslar arasında el değiştiren kent, MÖ 2. yüzyılın başlarında Bergama Krallığı'nın nüfuz alanına girmiştir. MÖ 133'te Bergama Krallığı'nın Roma'ya miras bırakılmasıyla Aspendos da Roma İmparatorluğu'nun Asia Eyaleti'ne dahil edilmiştir. Roma döneminde büyük bir refah ve gelişim gösteren kent, özellikle M.S. 2. yüzyılda anıtsal yapılarıyla dikkat çekmiştir. Bizans döneminde ise "İlk Kent" anlamına gelen Primoupolis adıyla anılmaya başlanmış, ancak zamanla siyasi ve ekonomik önemini yitirmiştir.

Coğrafi Konum

Aspendos, antik Pamfilya bölgesinde, günümüzde Köprüçay olarak bilinen Eurymedon Nehri'nin doğu kıyısında, denize yaklaşık 16 kilometre uzaklıkta, savunmaya elverişli bir tepe üzerine kurulmuştur. Bu stratejik konum, kente hem iç bölgelerle Akdeniz arasındaki ticarette önemli bir köprü görevi görme imkanı sunmuş hem de nehrin taşıdığı alüvyonlar sayesinde verimli tarım arazilerine erişim sağlamıştır. Eurymedon Nehri'nin antik dönemde gemi ulaşımına elverişli olması, kentin denizle olan bağlantısını güçlendirerek bir iç liman vazifesi görmesine olanak tanımıştır. Aspendos, batısında Perge ve Attaleia (Antalya), doğusunda ise Side gibi diğer önemli Pamfilya kentleriyle komşuydu. Bu coğrafi ve hidrografik konum, kentin hem savunma hem de ekonomik açıdan bölgenin en güçlü ve müreffeh merkezlerinden biri haline gelmesinde belirleyici olmuştur.

Antik Dönemde Önemi

Antik Aspendos, Eurymedon Nehri üzerindeki konumu sayesinde Pamfilya'nın en önemli ticaret merkezlerinden biriydi. Nehir, iç bölgelerden gelen tahıl, at ve tuz gibi değerli ürünlerin Akdeniz pazarlarına taşınmasında, denizden gelen malların ise Anadolu'nun içlerine ulaştırılmasında kritik bir rol oynamaktaydı. Kent, özellikle at yetiştiriciliği ve tuz üretimiyle tanınmış, bu ürünler Akdeniz ticaretinde yüksek talep görmüştür. Aspendos'un ekonomik gücü ve bağımsızlığı, MÖ 5. yüzyıldan itibaren kendi gümüş sikkelerini basabilme kapasitesinden açıkça anlaşılmaktadır. Politik açıdan, MÖ 469'da Atinalı komutan Kimon'un Pers donanmasını Eurymedon Savaşı'nda yenmesiyle tarihte önemli bir askeri ve stratejik olayla anılmıştır. Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altında, bölgedeki Pax Romana'nın getirdiği istikrarla büyük bir kültürel ve mimari gelişim yaşamıştır. Özellikle M.S. 2. yüzyılda inşa edilen anıtsal tiyatrosu, kentin zenginliğinin ve kültürel düzeyinin bir göstergesidir. Dini yaşamı hakkında detaylı bilgiler sınırlı olmakla birlikte, dönemin Helenistik ve Roma pantheonuna ait tanrılara tapınıldığı, yerel Anadolu inançlarıyla harmanlandığı düşünülmektedir.

Sikke Basımı

Aspendos, antik dünyada kendi sikkelerini basma yetkisine sahip, ekonomik açıdan oldukça güçlü bir kentti. MÖ 5. yüzyılın başlarından itibaren gümüş sikkeler basmaya başlamış ve bu faaliyeti Roma İmparatorluk dönemine kadar sürdürmüştür. Kentin en karakteristik ve tanınan sikke tipi, özellikle stater ve drahmilerde görülen, ön yüzünde iki güreşçi veya bir sapan atan figürün, arka yüzünde ise kentin sembolü haline gelmiş olan üç bacaklı 'triskeles' figürünün yer aldığı sikkelerdir. Bu triskeles motifi, kentin dinamizmini, belki de ticaret yollarındaki merkezi konumunu veya bir tür güneş sembolünü simgeliyor olabilir. Gümüş sikkelerin yanı sıra, Hellenistik ve Roma dönemlerinde bronz sikkeler de basılmıştır. Roma döneminde basılan sikkelerde genellikle imparator portreleri ve kentin önemli yapıları veya tanrıları tasvir edilmiştir. Aspendos sikkeleri, dönemin ekonomik ilişkilerini, kültürel inançlarını, sanatsal estetiğini ve kentin otonomi düzeyini anlamak açısından numismatikçiler için paha biçilmez birer kaynaktır.

Aspendos, NumisTR veritabanında 73 sikke varyantı ile kayıtlı bir antik darphanedir. Kayıtlı sikkeler gümüş ve bronz metallerinden basılmıştır. Sikkelerde adı geçen otoriteler arasında Antiochus Iii The Great ve Philip Iii Arrhidaeus bulunur. Kentin sikkelerini Pamfilya sikkeleri listesinde inceleyebilirsiniz.

Arkeolojik Kalıntılar

Aspendos'un günümüze ulaş