Ankyra
- Sikkesi Var mı: Evet
- Bölge: Phrygia
- Yerleşim ID: LOC-1093
- Geografik Koordinatlar: 39.155825,28.855086
Ankyra, antik Anadolu'nun iç kesimlerinde, tarihsel olarak Frigya ve daha sonra Galatya bölgeleri içinde yer alan stratejik bir yerleşim yeridir. Hem Helenistik dönemde Galat kabilelerinin önemli bir merkezi hem de Roma İmparatorluğu döneminde Galatya eyaletinin başkenti olarak büyük bir gelişim göstermiştir. Kent, zengin kültürel mirası, politik önemi ve sikke basımıyla Anadolu arkeolojisi ve numismatiği için kilit bir konumdadır.
Tarihçe
Ankyra'nın kuruluşu, bölgedeki Hitit yerleşimlerine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Ancak kent, özellikle MÖ 8. yüzyıldan itibaren güçlü bir krallık kuran Friglerin egemenliği altında önemli bir merkez haline gelmiştir. Frigya Krallığı'nın yıkılmasının ardından Lidya ve ardından Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun kontrolüne giren Ankyra, Büyük İskender'in fetihleriyle Helenistik döneme adım atmıştır. Helenistik dönemde, MÖ 3. yüzyılda Anadolu'ya göç eden Kelt kökenli Galat kabileleri (özellikle Tektosages) tarafından ele geçirilmiş ve onların başkenti olmuştur. Bu dönemde kent, Galatya'nın siyasi ve kültürel merkezi olarak öne çıkmıştır. MÖ 25 yılında İmparator Augustus döneminde Galatya'nın Roma eyaleti haline gelmesiyle Ankyra, eyaletin başkenti ve Roma'nın Doğu'daki stratejik merkezlerinden biri olmuştur. Bu dönemde büyük bir imar faaliyetine sahne olmuş, Augustus Tapınağı gibi anıtsal yapılar inşa edilmiştir. Roma egemenliği altında "Colonia Ancyra" adını alarak siyasi ve ekonomik refahın zirvesine ulaşmıştır. Bizans döneminde de önemli bir metropolitlik merkezi olarak varlığını sürdürmüş, Sasani ve Arap akınlarına karşı savunmada stratejik bir rol oynamıştır.
Coğrafi Konum
Ankyra, Anadolu platosunun orta kesimlerinde, günümüz Ankara şehrinin üzerinde yer almaktadır. Deniz seviyesinden yaklaşık 900 metre yükseklikte konumlanan kent, stratejik olarak önemli bir noktada bulunmaktadır. Engürü Çayı'nın sağladığı su kaynakları ve çevresindeki verimli topraklar, yerleşimin sürdürülebilirliği için temel oluşturmuştur. Kent, antik çağda Doğu ile Batı'yı ve Kuzey ile Güney'i birbirine bağlayan önemli ticaret ve askeri yolların kesişim noktasında yer almaktaydı. Bu durum, Ankyra'nın ticari ve politik önemini artırmıştır. Komşu antik kentler arasında batıda Gordion ve Pessinus, kuzeyde Germia ve Dorylaeum gibi önemli merkezler bulunmaktaydı. Bu kentlerle olan yakınlığı, Ankyra'nın kültürel ve ekonomik etkileşim ağının merkezinde yer almasını sağlamıştır. Yüksek ve savunmaya elverişli bir konumda bulunması, tarih boyunca farklı güçler için cazip bir merkez olmasının ana nedenlerinden biridir.
Antik Dönemde Önemi
Ankyra, antik dönemde çok yönlü bir öneme sahipti. Politik olarak, önce Galat kabilelerinin başkenti, ardından Roma İmparatorluğu'nun Galatya eyaletinin idari merkezi olarak Anadolu'nun iç kesimlerindeki en güçlü şehirlerden biriydi. Roma valileri burada ikamet eder, eyaletin yönetimi buradan sağlanırdı. Ekonomik açıdan, antik ticaret yolları üzerindeki stratejik konumu sayesinde önemli bir pazar ve dağıtım merkezi haline gelmişti. Tarım ürünleri, hayvancılık ve el sanatları ürünleri bu kentte alıcı bulurdu. Dini açıdan da Ankyra, Frig kökenli Ana Tanrıça Kybele kültünün yanı sıra, Roma döneminde imparator kültünün (özellikle Augustus Tapınağı) merkeziydi. Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte, Bizans döneminde önemli bir metropolitlik merkezi haline gelmiş ve Hristiyanlık tarihinde de kendine yer edinmiştir. Kent, farklı medeniyetlerin kültürel etkileşimine sahne olmuş, Frig, Galat ve Roma kültürlerinin harmanlandığı, kendine özgü bir kimlik geliştirmiştir.
Sikke Basımı
Ankyra, antik çağda sikke basma yetkisine sahip önemli kentlerden biriydi. Kentteki sikke basımı, genellikle Roma İmparatorluk dönemiyle özdeşleşse de, Galatların yerleşimi sonrası Helenistik dönemde de sınırlı basımlar yapmış olması muhtemeldir. En yoğun sikke basımı, Ankyra'nın Roma İmparatorluğu'nun Galatya eyaletinin başkenti olduğu dönemde gerçekleşmiştir. Bu sikkeler genellikle imparatorların portrelerini taşır ve imparator kültünü yüceltirdi. Augustus, Tiberius, Claudius, Nero gibi imparatorların büstleri, sikkelerin ön yüzlerinde sıkça görülür. Arka yüzlerde ise genellikle yerel tanrılar (Kybele, Zeus), şehir tanrıçaları, Roma tanrıları (Roma), mimari yapılar (özellikle Augustus Tapınağı), yerel semboller veya çeşitli allegorik figürler tasvir edilmiştir. Sikkeler üzerindeki Grekçe yazıtlar genellikle "KOINON GALATION" (Galatlar Birliği) veya kentin adını belirten "ANKYRA" ifadelerini içerir. Roma döneminde ise Latince yazıtlarla "COLonia ANCYRA" ibaresi de kullanılmıştır. Ankyra sikkeleri, kentin ekonomik gücünü, Roma ile olan ilişkilerini, yerel kültlerini ve imparatorluk propagandası içindeki rolünü anlamak açısından değerli numismatik kanıtlar sunmaktadır. Özellikle Augustus Tapınağı'nın tasviri veya Res Gestae Divi Augusti yazıtına atıflar içeren sikkeler, kentin Roma İmparatorluğu için taşıdığı özel önemi vurgular.
Arkeolojik Kalıntılar
Ankyra, günümüz Ankara şehrinin altında kaldığı için antik kalıntıları büyük ölçüde modern yapılaşmanın altında gizlenmiştir. Ancak, şehir merkezinde hala görülebilen ve kentin antik ihtişamını yansıtan önemli yapılar bulunmaktadır. Bunların başında, İmparator Augustus ve Roma'ya adanmış olan Augustus Tapınağı gelmektedir. Tapınağın duvarlarında, İmparator Augustus'un kendi hayatını ve başarılarını anlattığı ünlü Res Gestae Divi Augusti yazıtının Grekçe ve Latince kopyaları yer almaktadır. Bu yazıt, antik Roma tarihi için paha biçilmez birincil kaynak niteliğindedir. Ayrıca, Caracalla dönemine ait olduğu düşünülen Roma Hamamı kalıntıları da görülebilir durumdadır. Kent merkezindeki Roma Tiyatrosunun kalıntıları ile antik yollara ait izler de mevcuttur. Ankara Kalesi'nin yapımında antik Ankyra'dan devşirme taşlar kullanıldığı bilinmektedir. Modern şehirleşme nedeniyle çoğu kalıntıya erişim zor olsa da, bu anıtsal yapılar Ankyra'nın antik dönemdeki önemine dair güçlü kanıtlar sunmaktadır.
Günümüzde
Antik Ankyra, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olan modern Ankara şehrinin altında bulunmaktadır. Bu durum, antik kentin kalıntılarının büyük bir kısmının modern yapılaşmanın altında kalmasına neden olmuştur. Ancak, başta Ulus semtinde yer alan Augustus Tapınağı ve Roma Hamamı olmak üzere bazı önemli antik yapılar şehir merkezinde ziyaret edilebilir durumdadır. Ankara, Türkiye'nin ulaşım ağının merkezinde yer aldığı için hem hava (Esenboğa Havalimanı) hem de kara (otobüs, tren) yoluyla kolayca ulaşılabilir bir konumdadır. Şehirdeki müzeler, özellikle Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankyra ve çevresinden çıkan çok sayıda arkeolojik eseri barındırarak ziyaretçilere kentin zengin tarihini keşfetme imkanı sunmaktadır.