Eskişehir
- Sikkesi Var mı: Hayır
- Bölge: Cilicia
- Yerleşim ID: LOC-1027
- Geografik Koordinatlar: 37.087181,36.248917
Antik Kommagene bölgesinde, Fırat Nehri kıyısında stratejik bir geçiş noktasında konumlanan bu antik kent, MÖ 3. yüzyılda Seleukoslar tarafından kurulmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir lejyoner üssü ve ticaret merkezi haline gelmiş, zengin mozaikleri ve mimarisiyle dikkat çekmiştir. Günümüzde Gaziantep il sınırları içerisinde, Birecik Barajı suları altında kalan kısımlarıyla bilinmektedir.
Tarihçe
Antik kentin kuruluşu, MÖ 300 civarında, Seleukos İmparatorluğu'nun kurucusu I. Seleukos Nikator tarafından "Fırat Üzerindeki Seleukeia" adıyla gerçekleştirilmiştir. Kent, imparatorluğun doğu sınırlarını korumak ve Fırat üzerindeki geçişi kontrol etmek amacıyla stratejik bir konumda kurulmuştur. Helenistik dönem boyunca önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüş, Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında yer almıştır. MÖ 64 yılında Pompeius'un Anadolu'daki düzenlemeleriyle Roma İmparatorluğu'nun hakimiyetine girmiş ve adı "Zeugma" olarak değişmiştir; bu isim, "köprü" veya "geçiş noktası" anlamına gelmekteydi ve kentin Fırat üzerindeki rolünü vurgulamaktaydı. Roma döneminde, özellikle MÖ 1. yüzyılın sonlarından itibaren IV. Scythica Lejyonu'na ev sahipliği yaparak askeri bir üs haline gelmiştir. Bu durum, kentin hem askeri hem de ekonomik açıdan büyük bir refaha ulaşmasını sağlamıştır. MS 3. yüzyılda Sasani saldırılarına maruz kalmış ve MS 252 yılında Şapur I tarafından yağmalanmıştır. Bu saldırılar kentin zayıflamasına yol açsa da, geç Roma ve erken Bizans dönemlerinde küçük bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür.
Coğrafi Konum
Bu antik kent, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, günümüz Gaziantep ilinin Nizip ilçesi yakınlarında, Fırat Nehri'nin batı kıyısında yer almaktadır. Stratejik olarak Fırat'ın en önemli geçiş noktalarından birinde konumlanması, kentin tarih boyunca hem askeri hem de ticari açıdan kilit bir rol oynamasını sağlamıştır. Kommagene bölgesinin batı sınırı üzerinde yer alan kent, doğu ile batı arasındaki doğal bir köprü vazifesi görmüştür. Kuzeyinde Adıyaman'daki Perre, güneyinde ise Suriye'deki Dura Europos gibi önemli kentlerle bağlantılıydı. Fırat Nehri'nin oluşturduğu vadi, tarım için verimli araziler sunarken, nehrin kendisi de su yolu taşımacılığı için hayati bir güzergah olmuştur. Bu eşsiz coğrafi konum, kentin zenginliğinin ve kültürel çeşitliliğinin temelini oluşturmuştur.
Antik Dönemde Önemi
Antik kent, Roma İmparatorluğu döneminde özellikle büyük bir önem kazanmıştır. Fırat Nehri üzerindeki en işlek geçiş noktalarından biri olması, onu Mezopotamya'ya açılan bir kapı haline getirmiştir. Bu stratejik konum, kentin hem askeri hem de ekonomik açıdan merkezi bir rol oynamasını sağlamıştır. Kent, Roma'nın doğu sınırlarını koruyan IV. Scythica Lejyonu'na ev sahipliği yaparak önemli bir askeri üs görevi görmüştür. Bu askeri varlık, beraberinde Roma kültürünü ve refahını getirmiştir. Aynı zamanda İpek Yolu ve diğer önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması, kenti canlı bir ticaret merkezi yapmıştır. Doğu'dan gelen baharat, ipek ve değerli taşlar ile Batı'dan gelen mamul mallar burada el değiştirmiştir. Kentin zenginliği, ele geçen lüks villalar, kamu binaları ve özellikle dünyaca ünlü mozaik koleksiyonuyla açıkça ortaya konulmaktadır. Dini açıdan da zengin bir kültürel yapıya sahip olan kentte, Yunan-Roma tanrılarının yanı sıra yerel tanrılara da tapınılmıştır.
Sikke Basımı
NumisTR veritabanında bu yerleşime ait kayıtlı bir sikke bulunmamaktadır. Tarihi kaynaklar ve arkeolojik bulgular, kentin Seleukos ve Roma dönemlerindeki stratejik ve ekonomik önemine işaret etse de, kendi adına sikke basma yetkisine sahip olduğuna dair net numismatik veriler mevcut değildir. Bölgedeki diğer önemli kentler ve imparatorluk darphaneleri tarafından basılan sikkelerin ticaret ve günlük yaşamda kullanıldığı düşünülmektedir.
Arkeolojik Kalıntılar
Kent, özellikle 1990'lı yılların sonlarında Birecik Barajı'nın yapımı sırasında ortaya çıkan kurtarma kazılarıyla dünya çapında ün kazanmıştır. Günümüzde görülebilen ve müzelerde sergilenen kalıntılar arasında, kentin zenginliğini ve sanatsal estetiğini gözler önüne seren eşsiz mozaikler başı çekmektedir. "Çingene Kızı" mozaiği bunlardan en bilinenidir. Ayrıca, Roma villalarının, kamu binalarının, agoranın, hamamların ve kent surlarının kalıntıları da kısmen gün yüzüne çıkarılmıştır. Fırat Nehri üzerindeki antik köprünün ayak izleri ve nehir kıyısındaki liman yapıları da kentin ticari geçmişine ışık tutmaktadır. Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan heykeller, freskler, seramikler ve diğer günlük kullanım eşyaları, antik kentin yaşam tarzı ve kültürel zenginliği hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Baraj suları altında kalan bazı kısımları, su altı arkeolojisi için de önemli bir potansiyel taşımaktadır.
Günümüzde
Antik kent, günümüzde Gaziantep ilinin Nizip ilçesi sınırları içerisinde, Belkıs köyü yakınlarında yer almaktadır. Birecik Barajı'nın suları altında kalma tehlikesi nedeniyle büyük bir kısmı kurtarma kazılarıyla belgelenmiş ve eserleri çıkarılmıştır. Kentten elde edilen arkeolojik buluntuların büyük çoğunluğu, Gaziantep'teki Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenmektedir ve müze, dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Karayolu ile kolayca ulaşım sağlanabilen bölge, kültürel turizm açısından önemli bir destinasyondur.