Skip to main content

Perge

  • Sikkesi Var mı: Evet
  • Bölge: Pamphylia
  • Yerleşim ID: LOC-0480
  • Geografik Koordinatlar: 36.964466,30.853259

Antik Pamphylia'nın en önemli kentlerinden biri olan Perge, efsaneye göre Truva Savaşı sonrası Yunan kahramanlar tarafından kurulmuştur. St. Paul'un vaaz vermesiyle erken Hristiyanlık merkezlerinden biri olarak da bilinen kent, özellikle Artemis Pergaia kültüyle öne çıkmış ve bu tanrıçanın tasvir edildiği sikkeler basmıştır. Roma dönemindeki anıtsal mimarisi, etkileyici şehir planlaması ve matematikçi Perge'li Apollonius'un doğum yeri olmasıyla da antik dünyanın önemli merkezlerinden biri olmuştur.

Tarihçe

Perge'nin kuruluşu, efsanelere göre Truva Savaşı'ndan sonra Anadolu'ya gelen Yunan kahramanları Mopsos ve Kalkhas'a atfedilir. Kentin tarihi MÖ 2. binyıla kadar uzanabilir; Hitit metinlerinde geçen "Parha" isminin Perge ile ilişkilendirilmesi olasıdır, ancak bu konuda kesin kanıtlar bulunmamaktadır. MÖ 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu'nun egemenliğine giren Perge, MÖ 333 yılında Büyük İskender tarafından fethedilmiştir. İskender'in ölümünden sonraki Hellenistik dönemde Seleukos ve Ptolemaios krallıkları arasında el değiştiren kent, bu süreçte önemli bir gelişim göstermiştir. MÖ 2. yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu'nun etkisi altına giren Perge, MÖ 1. yüzyılda tam anlamıyla Roma eyalet sistemine dahil olmuştur. Roma döneminde, özellikle MS 1. ve 3. yüzyıllar arasında altın çağını yaşayan kent, anıtsal yapılarla donatılmış ve Pamphylia'nın en parlak şehirlerinden biri haline gelmiştir. Hristiyanlığın ilk yüzyıllarında, MS 46 yılında Havari Pavlus ve Barnabas'ın kenti ziyaret ederek vaaz vermesiyle Perge, erken Hristiyanlık için önemli bir merkez haline gelmiştir. Bizans döneminde de önemini koruyan kent, MS 7. yüzyıldan itibaren Arap akınları ve doğal afetlerle birlikte yavaş yavaş terk edilmeye başlanmıştır.

Coğrafi Konum

Perge, antik Pamphylia bölgesinde, günümüz Antalya ilinin Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kent, verimli Pamphylia ovasında, Akdeniz kıyısından yaklaşık 15-20 kilometre içeride, Kestros (günümüzde Aksu) Nehri'nin batı yakasında kurulmuştur. Bu stratejik konum, Perge'ye hem nehir yoluyla iç bölgelerle hem de karayoluyla kıyı şeridi ve komşu kentlerle güçlü bağlantılar sağlamıştır. Kestros Nehri'nin suladığı bereketli topraklar, kentin tarımsal zenginliğinin temelini oluşturmuştur. Perge'nin komşuları arasında batısında Attaleia (Antalya), doğusunda Sillyon ve Aspendos gibi önemli Pamphylia kentleri bulunmaktadır. Bu coğrafi konum, kentin hem savunma hem de ticaret açısından avantajlı bir pozisyonda bulunmasını sağlamış, böylece antik çağ boyunca bölgesel bir güç olarak varlığını sürdürmesine olanak tanımıştır.

Antik Dönemde Önemi

Perge, antik dönemde Pamphylia bölgesinin ekonomik, politik ve dini açıdan en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Kentin verimli topraklara sahip olması ve Kestros Nehri üzerinden iç bölgelerle Akdeniz limanları arasında ticaret yapabilme potansiyeli, ekonomik refahının temelini oluşturmuştur. Pamphylia'nın başkenti olmasa da, bölgenin önde gelen şehirlerinden biri olarak politik bir ağırlığa sahipti ve Roma döneminde bölgesel yönetimde söz sahibiydi. Dini açıdan ise Perge, özellikle ana tanrıçası Artemis Pergaia'nın kült merkezi olmasıyla büyük bir öneme sahipti. Artemis Pergaia Tapınağı, sadece yerel halk için değil, tüm Pamphylia ve ötesinden gelen hacılar için de önemli bir ibadet yeriydi. Bu kültün kent kimliğindeki yeri, basılan sikkelerde tanrıçanın tasvirleriyle açıkça görülmektedir. Ayrıca, Hristiyanlığın ilk yayılış döneminde Havari Pavlus'un kenti ziyaret etmesiyle Perge, erken Hristiyanlık tarihinde de özel bir yer edinmiştir. Kültürel ve bilimsel açıdan da Perge, MÖ 3. yüzyılda yaşamış ünlü matematikçi ve astronom Perge'li Apollonius'un doğum yeri olmasıyla dikkat çekmektedir. Apollonius, konik kesitler üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmış ve antik dünyanın en büyük matematikçilerinden biri olarak kabul edilmiştir.

Sikke Basımı

Perge, antik dönemde kendi adına sikke basma yetkisine sahip önemli bir kenttir. Kentin sikke basımı, Hellenistik dönemden Roma İmparatorluk dönemine kadar uzanan geniş bir zaman diliminde gerçekleşmiştir. Perge sikkelerinde en sık rastlanan tasvirlerden biri, kentin ana tanrıçası ve koruyucusu olan Artemis Pergaia'dır. Tanrıça, genellikle uzun bir elbise içinde, bir elinde yay ve diğer elinde geyik veya asa tutarken betimlenmiştir. Bu tasvirler, kentin dini kimliğini ve Artemis kültüne verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır.

Hellenistik dönemde, özellikle Seleukos ve Ptolemaios egemenliği altında basılan sikkelerde yerel tanrıçanın yanı sıra dönemin krallarının portreleri de görülebilmektedir. Roma İmparatorluk döneminde ise Perge, imparatorların portrelerini taşıyan ve genellikle bronzdan basılan yerel sikkeler (imperatorial sikkeler) üretmiştir. Bu sikkelerin arka yüzlerinde Artemis Pergaia'nın yanı sıra, Kestros Nehri'ni temsil eden nehir tanrısı, tapınaklar, kentin anıtsal yapıları veya kent meclisini temsil eden semboller gibi farklı motifler de yer almıştır. Sikkeler üzerindeki yazıtlar genellikle Yunanca olup, kentin adı "ΠΕΡΓΑΙΩΝ" (Pergaiōn) şeklinde veya "ΠΕΡΓΗΣ" (Pergēs) olarak belirtilmiştir. Ayrıca, Roma döneminde basılan sikkelerde dönemin imparatorlarının isimleri ve unvanları ile birlikte yerel yöneticilerin (magistratlar) adları da bulunabilmektedir. Perge'nin sikke basımı, kentin ekonomik gücü, dini inançları, politik statüsü ve kültürel kimliği hakkında değerli numismatik bilgiler sunmaktadır. Bu sikkeler, aynı zamanda Pamphylia bölgesinin genel numismatik mirasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Arkeolojik Kalıntılar

Günümüzde Perge antik kenti, oldukça iyi korunmuş ve etkileyici arkeolojik kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır. Kentin en dikkat çekici özelliklerinden biri, Roma dönemindeki anıtsal şehir planlamasıdır. Sütunlu ana cadde, kentin merkezinden geçmekte ve ortasındaki su kanalıyla dikkat çekmektedir; bu kanal, kente Toros Dağları'ndan su taşıyan bir su kemeri sisteminin parçasıydı. Kentin girişinde, Hellenistik dönemden kalma iki kuleli anıtsal bir kapı kompleksi bulunmaktadır; bu kapı, daha sonra Roma döneminde kemerlerle süslenerek genişletilmiştir.

Perge'nin en görkemli yapılarından biri, 12.000 kişilik kapasitesiyle antik dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş stadyumlarından biridir. Bu stadyum, gladyatör dövüşleri ve çeşitli atletik müsabakalara ev sahipliği yapmıştır. Kentte ayrıca, sahne binası ve oturma sıralarıyla birlikte oldukça iyi durumda günümüze ulaşmış bir tiyatro da bulunmaktadır. Roma hamamları, agora (çarşı), anıtsal çeşmeler (nymphaeumlar) ve çeşitli tapınak kalıntıları da Perge'nin zengin mimari mirasını gözler önüne sermektedir. Akropol ve nekropol alanları da kentin tarihine ışık tutan önemli bölgelerdir.

Günümüzde

Perge antik kenti, günümüzde Türkiye'nin güneybatısında, Antalya ilinin Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Antalya şehir merkezine yaklaşık 17 kilometre doğuda konumlanmış olup, modern ulaşım ağlarına oldukça yakındır. Perge, Türkiye'nin önemli turistik ören yerlerinden biri olarak her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Ziyaretçiler, Antalya'dan otobüs, taksi veya özel araçlarla kolayca Perge'ye ulaşabilirler. Antik kentin kalıntıları, açık hava müzesi şeklinde düzenlenmiş olup, ziyaretçilere Roma döneminin ihtişamlı şehir yaşamını deneyimleme fırsatı sunmaktadır. Kazı ve restorasyon çalışmaları halen devam etmekte olup, kent hakkında yeni bilgiler ve yapılar ortaya çıkarılmaktadır.