Skip to main content

Cibyra

  • Sikke Sayısı: 48
  • Sikkesi Var mı: Evet
  • Bölge: Lycia
  • Yerleşim ID: LOC-0364
  • Geografik Koordinatlar: 37.159439,29.492155

Cibyra, antik dönemde Pisidya, Frigya ve Karya bölgelerinin kesişim noktasında, günümüz Burdur ilinin Gölhisar ilçesi yakınlarında yer alan önemli bir kenttir. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde büyük bir depremin ardından yeniden inşa edilmiş ve bölgenin önde gelen merkezlerinden biri haline gelmiştir. Stratejik konumu ve ekonomik gücüyle dikkat çeken Cibyra, antik Anadolu'nun zengin tarihine ışık tutan önemli arkeolojik kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.

Tarihçe

Cibyra'nın kökenleri, bölgedeki yerel halkların MÖ 1. binyılın ortalarına dayanan yerleşimlerine uzanmaktadır. Kent, özellikle MÖ 3. yüzyıldan itibaren Hellenistik kültürün etkisi altına girmiş ve zamanla önemli bir merkez haline gelmiştir. Strabon'a göre, Cibyra başlangıçta Lykialılar tarafından kurulmuş olup, daha sonra Pisidyalılar tarafından ele geçirilmiştir. Kent, MÖ 2. yüzyılda komşu Bubon, Balbura ve Oenoanda kentleriyle birlikte "Cibyratis Tetrapolis" (Dörtlü Birlik) adı verilen güçlü bir konfederasyonun başkenti olmuştur. Bu birlik, kendi yasalarıyla yönetilen ve oldukça bağımsız bir siyasi yapıya sahipti. MÖ 83 yılında Romalı komutan Quintus Caecilius Metellus Pius Scipio Nasica tarafından ele geçirilen Cibyra, Asia eyaletine dahil edilerek Roma egemenliği altına girmiştir. MS 23 yılında yaşanan büyük bir depremde ağır hasar gören kent, İmparator Tiberius'un sağladığı finansal destekle yeniden inşa edilmiş ve kısa bir süre için "Caesarea Cibyra" adını almıştır. Roma İmparatorluğu döneminde refahını sürdüren Cibyra, Geç Antik Çağ ve erken Bizans dönemlerinde önemini korumuş, ancak sonraki yüzyıllarda yavaş yavaş terk edilmiştir.

Coğrafi Konum

Cibyra, Güneybatı Anadolu'da, günümüz Burdur ilinin Gölhisar ilçesi sınırları içerisinde, yaklaşık 1100 metre yükseklikteki engebeli bir plato üzerinde konumlanmıştır. Antik dönemde Lykia, Karya, Pisidya ve Frigya bölgelerinin kesişim noktasında bulunması, kente stratejik bir önem kazandırmıştır. Bu konumu sayesinde, iç Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına uzanan ticaret yollarını kontrol etme potansiyeline sahipti. Çevresindeki verimli ovalar ve su kaynakları, kentin tarımsal üretimine katkıda bulunurken, yüksek rakımı ve doğal savunma avantajları kentin güvenliğini sağlamıştır. Cibyra'nın yakın çevresinde, Tetrapolis'in diğer üyeleri olan Bubon, Balbura ve Oenoanda gibi kentler yer alırken, daha geniş bölgede Termessos, Sagalassos ve Laodikeia ad Lycum gibi önemli antik merkezler de bulunmaktaydı.

Antik Dönemde Önemi

Cibyra, antik dönemde hem politik hem de ekonomik açıdan bölgenin en önemli merkezlerinden biri olmuştur. MÖ 2. yüzyılda kurulan Cibyratis Tetrapolis'in başkenti olarak, üç komşu kenti yönetme yetkisine sahip olması, kentin siyasi gücünün ve bölgesel etkisinin bir göstergesidir. Kent, uzun süre kendi hukuk sistemi ve yargı yetkisiyle bağımsız bir şekilde varlığını sürdürmüştür. Ekonomik olarak, Strabon'un da belirttiği gibi, Cibyra demir işçiliğiyle ünlüydü ve demir madenlerine yakınlığı sayesinde bu alanda önemli bir üretim merkezi haline gelmişti. Kentin zanaatkarları, özellikle deri ve metal işleme konularında yetenekliydi. Stratejik konumu, kentin ticaret yolları üzerindeki kontrolünü pekiştirmiş ve çevresindeki verimli arazilerden elde edilen tarımsal ürünlerle birlikte ekonomik refahını artırmıştır. Kültürel açıdan ise Hellenistik ve Roma etkilerini taşıyan mimarisi ve sanat eserleriyle bölgenin önemli kültür merkezlerinden biriydi.

Sikke Basımı

Bu kentte sikke basımına dair projemizin mevcut veri tabanında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Ancak, antik Cibyra'nın bölgesel önemi ve ekonomik gücü göz önüne alındığında, şehrin kendi sikkelerini basmış olması muhtemeldir. Nitekim numismatik literatürde Cibyra'ya atfedilen, hem otonom dönemlere hem de Roma İmparatorluk dönemine ait çeşitli sikkeler mevcuttur. Bu sikkeler genellikle yerel tanrıları, imparator portrelerini veya şehrin sembollerini taşımışlardır, bölgenin kültürel ve ekonomik yapısına dair önemli bilgiler sunarlar. Bu bağlamda, Cibyra'nın sikke basımı faaliyetleri, antik Anadolu'nun ekonomik tarihini anlamak için değerli bir kaynak teşkil etmektedir.

Cibyra, NumisTR veritabanında 48 sikke varyantı ile kayıtlı bir antik darphanedir. Kayıtlı sikkeler bronz ve gümüş metallerinden basılmıştır. Kentin sikkelerini Likya sikkeleri listesinde inceleyebilirsiniz.

Arkeolojik Kalıntılar

Günümüzde Cibyra antik kentinde oldukça iyi korunmuş ve etkileyici arkeolojik kalıntılar görülebilmektedir. Ziyaretçileri karşılayan ilk yapılar arasında, antik dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş stadyumlarından biri olan 22.000 kişilik muhteşem stadyumu yer alır. Kentin merkezinde, MÖ 2. yüzyılda inşa edilmiş ve MS 23 depreminden sonra restore edilmiş tiyatro, günümüzde de ayaktadır. Tiyatronun hemen yakınında, Medusa mozaikleriyle ünlü Bouleuterion (meclis binası) veya Odeon binası bulunmaktadır. Agorayı çevreleyen bazilika ve anıtsal kapılar, kentin bir zamanlar sahip olduğu ihtişamı gözler önüne sermektedir. Ayrıca, Roma hamamları, anıtsal çeşmeler (nymphaeum) ve kentin dışında yer alan geniş nekropol alanı da görülebilecek önemli kalıntılar arasındadır. Bu kalıntılar, Cibyra'nın kent planlaması, mimarisi ve sosyal yaşamı hakkında değerli bilgiler sunmaktadır.

Günümüzde

Antik Cibyra kenti, günümüzde Burdur ilinin Gölhisar ilçesine bağlı Söğüt köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Gölhisar ilçe merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan antik kent, karayoluyla kolayca ulaşılabilir durumdadır. Son yıllarda yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde, Cibyra önemli bir turizm merkezi haline gelmekte ve yerli-yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Özellikle stadyumu, tiyatrosu ve Medusa mozaikleriyle öne çıkan kent, antik tarihe ve arkeolojiye ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken